Researcher Dergi Reklam ve Araştırma Kulübünün Zirvesindeydi

 

Türkiye’nin ilk ISO 9001 Kalite Belgesi’ne sahip öğrenci kulübü olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Kulübü’nün gelenekselleşen ve en çok ses getiren organizasyonlarından biri olan Reklam ve Pazarlama Zirvesi bu sene Değişimi “Zirvede” Hisset! sloganıyla gerçekleşti.

 

Sunuculuğunu Mehmet Karaca’nın yaptığı Yeni nesil pazarlama trendleri, reklamcılık ve pazarlama alanlarında dijital uygulamalar, teknoloji, sosyal medya kullanımı ve inovasyon gibi konuların konuşulduğu Reklam ve Pazarlama Zirvesi’16, Radisson Blu Conference & Airport Hotel’de 1 Mart 2016 Salı günü gerçekleşti!

 

Aralarında, 4129 Grey Reklam Ajansı “Chief Happiness Officer” Alemşah Öztürk, Unilever Food Solutions Pazarlama Direktörü Nihan Kayı, Adel Kalemcilik Pazarlama Direktörü Ayşe Kırımlı, Gitti Gidiyor eBay Pazarlama Direktörü Feyza Fedar, Aydınlı Grup Marka ve İletişim Müdürü Tuğba Uzüğüten ve “Bilimle Süzülen Bal” oturumunda başarılı bir reklam filminin perde arkasını anlatmak üzere Balparmak Pazarlama direktörü Burcu Yılmaz ve Alametifarika Reklam Ajansının Kurucusu Serdar Erener’in yer aldığı konuşmacılar yaklaşık 500’e yakın katılımcının bulunduğu bir kitleye deneyimlerini aktardı.

 

İstanbul Üniversitesi İşletme Kulübünden Ozan Aykın’ın idaresinde onlarca pırıl pırıl kulüp üyesi öğrencilerin yoğun çalışmaları ve üstün gayretleriyle gerçekleştirilen organizasyonda en beğenilen konuşmacıları zirvenin ilk konuşmacısı olan 4129Grey Reklam Ajansı kurucusu Alemşah Öztürk, Serdar Eren ile Adel Kalemcilik Pazarlama Direktörü Ayşe Kırımlı oldu.

 

Başarısızlıklardan Başarıya!

 

“Başarılarımdan çok başarısızlıklarımdan bahsetmek istiyorum” diye başlayan konuşmasında Alemşah Öztürk’ün tamamıyla başarılarla dolu kariyerinden bahsetmiş olması kafalarda “Alemşah Öztürk acaba ironi mi yapıyor?” duygusu uyandırdı. İlk girişiminden son girişimine kadar başlatmış olduğu tüm girişimlerde başarılı olduğunu ancak değişen işortamlarının kendi beklentilerine uymaması nedeniyle sonlandırdığını net bir şekilde ifade eden Öztürk iş hayatı içerisinde “Yapılan herşeyin herkes tarafından beğenilmesinin mümkün olmadığını, beğenenler kadar beğenmeyenlerin de olacağı ve bunun doğal karşılanması gerektiğini” belirtti.

 

Adel Kalemcilik Pazarlama direktörü ise marka kavramından bahsederken “Faber Castel”in yüksek oranda bir marka bilinirliği olmasına rağmen “Adel” markasının henüz bu bilinirliğe ulaşmadığını ve bilinirliğinin arttırılması için çok yoğun araştırma faaliyetleri yürüttüklerini” belirtti.

 

Ben Reklamcılık Sektörünün İşçisiyim!

 

Reklam sektörünün duayen isimlerinden Serdar Eren ise giymiş olduğu tamirci ya da ayakkabı üreticisi işçi önlüğü altına giydiği 2 beden bol pantolonu ve üzerinden dökülen ceketiyle “Ben reklamcılığın İşçisi”yim imajını vermeye çalışmış gibiydi.  Serdar Eren konuşmasında “Özellikle TV’de yayınlanan reklamların gelişen teknolojilerle birlikte zor bir dönemece girdiğini” çünkü insanların artık yaygın bir şekilde kullanılan “Smart TV”ler sayesinde istedikleri programları istedikleri zamanda – Video on demand – reklamsız olarak seyretme imkânına ve dünyada yaygın bir şekilde kullanılan “Bana reklam gösterme” uygulamalarına sahip olmaya başladıklarını ve bunun da reklamcıların işini zorlaştırdığını” belirtti. Ayrıca sevindirici bir şey olarak “Türkiye’de halen ailenin dağılmadığı ve büyük ekran diye nitelendirdiği TV’nin ailece seyredildiğini ve bu durumun devam ettiği sürece TV reklamlarının önemini sürdürmeye devam ettireceğini ancak bu arada yaygın bir şekilde kullanılmaya başlayan Smart Phone’ların da iyi bir reklam mecra olacağını ve reklamlarda başarılı olmak isteyen firmaların tüm faaliyetlerini bu iki ekran üzerinden yürütmeye devam etmesi gerektiğini” vurguladı.