Dijital Pazarlamanın Devam Eden

Yükselişi

 

Geçmişte reklam yalnızca bir masraf olarak görülüyordu. Ancak yeni dijital çağda bu, daha çok gelecekteki çevrimiçi otoritenize yapılan bir yatırım olarak görülmelidir

 

30 saniyelik ömre sahip, bir daha asla izlenmeyecek olan ve yüz binlerce dolarlık maliyeti olan reklamlar, bu yıl ve gelecekte izlenebilen videolara eklenmekte ve hatta bunların yerine konmaktadır. Bu yeni medya Google tarafından endekslenmekte ve Facebook ile Twitter üzerinden paylaşılmaktadır.

 

Medya oluşturma, marka değeri kazandıran ve kazandırmaya da devam edecek olan bir dijital içerik varlığıdır. Bugün yarattığınız içerikler 10 yıl sonra Google aramalardan bulunabilecek.

 

Dijital içerik

 

İnternet siteniz en önemli dijital varlığınızdır. Size ait olan ve üzerinde en çok kontrole sahip olduğunuz varlıktır. Google, Facebook veya Twitter’ın burada bir kontrolü söz konusu değildir. Ancak bir internet sitesi, içerikleri okumak ve görüntülemek için insanları sürekli geri getiren yaşayan, nefes alan ve evrilen bir çekim alanı olmalıdır.

 

Yerelden ziyade küresel düşünmek

 

Rakipleriniz artık sadece yerel değildir. Amazon, sokağınızın köşesindeki kitap dükkanı ve pek çok işletmenin küresel rakibi konumunda. Küçük düşünmeyi artık bir kenara bırakmamız gerekiyor. Tüm dünyaya artık sosyal medyada paylaşılan bir tweet, e-posta veya blog yazısı ile ulaşabiliyoruz.

 

Crowd source’a dayalı marka içeriği esastır

 

Dijital dünyaya ilişkin temel gerçeğin farkına varan Coca-Cola, pazarlama felsefesini yeniden tasarlayarak kreatif mükemmeliyetten içerik pazarlamacılığında mükemmeliyet eksenine oturtmuştur. Bu gerçek ise müşterileriniz ve takipçilerinizin markanıza ilişkin olarak sizin kendi başınıza gerçekleştirmeyi umduğunuzdan çok daha fazla hikâye, içerik ve sohbet yaratabileceğidir.

 

İçerik kapsamını kendi başınıza genişletmek son derece pahalı ve zordur. Yakın zamanda yapılan bir araştırma ile yalnızca YouTube’da, markanın bahsinin geçtiği içeriklerin yüzde 99’unun marka tutkunları tarafından oluşturulduğu ortaya konuldu.

 

Ücretli dijital reklam

 

Neyin işe yarayıp neyin yaramadığını bilmek, Facebook pazarlamacılığına yönelik olarak harcanan paraların doğru kreatif içeriklere yönlendirilmesini, doğru hedef kitlelere yaklaşılmasını ve en çok işe yarayacak eylem çağrılarının belirlenmesini sağlamaktadır.Pazarlama verimliliği de ayrıca izlenim, etkileşim ve tıklamalar bakımından da ölçülebilmektedir.

 

Günümüzde neredeyse tüm veri noktalarını ölçme kabiliyetine sahibiz. Ölçüm, dijital dünyanın en iyi olduğu konulardan biri.

 

E-posta canlılığını koruyor

 

E-posta hâlâ varlığını koruyan bir dijital trend. Sosyal medya ve tüm çoklu mesajlaşma uygulamalarının (Facebook Messenger, WhatsApp, Viber ve dahası) yükselişi, insanların e-postanın geleceğini sorgulamasına neden olmuştur. E-postanın ortadan kalkacağını düşünenlerin bir 30 yıl daha beklemesi gerekiyor.

 

Birincil ekranınız artık mobil

 

Mobil ikinci ekran olarak görülüyordu ancak artık bu durum değişti. Çoğu işletme için birincil ekran konumunda. Yapmanız gereken tek şey Facebook’uın gelirlerinin en çok nereden geldiğine (yüzde 75’i mobil reklamlardan gelir) bakmaktır. Mobil “çok olan az”a ulaşma zorluğunu beraberinde getiriyor. Yerelden globale doğru ilerlerken, önümüzdeki 5 yıl içerisinde online olan 3 milyar yeni internet kullanıcısının internet sitenize akıllı telefonlar aracılığıyla ulaşacağını aklınızda bulundurun.

 

Ücretli sosyal medya reklamcılığının sonu gelmeyen artışı

 

Facebook takipçilerinize mi ulaşmak istiyorsunuz? Bedelini ödemeniz gerekiyor. Artık tüm sosyal ağlar oyuna dahil oldu ve sosyal medyanın medya kanallarından herhangi biri haline gelmesiyle birlikte bu gerçeklik ortadan kalkmayacak. Uyum sağlamanız gerekmektedir. Sağladığı şeyin ne olduğunu bilene kadar trafik için ödeme yapmayın.

 

Dijital pazarlama ajansınızı seçerken sormanız gereken 10 soru

 

Eğer dijital pazarlama ajansı arama sürecindeyseniz zaten aklınıza takılan, cevabını bilmeniz gerektiğini düşündüğünüz sorular vardır. İş süreçlerini yönetirken birçok akıllıca soruyla karşılaşıyoruz ama bazı müşterilerimiz doğru soruların ne olduğunu bilmiyor. İşte beraber çalıştığınız ajansa mutlaka sormanız gereken 10 soru…

 

1. Ekibiniz ne kadar tecrübeye sahip ve benim çalıştığım sektörle ilgili tecrübeleri var mı?

 

Projenizle ilgilenen ekibin tecrübe düzeyini mutlaka öğrenin. Özellikle de sizin sektörünüzdeki markalarla daha önce çalışmışlar mı, bunu öğrenin. Eğer sizin sektörünüzde deneyimleri yoksa, benzer sektörlerdeki markalarla çalışıp çalışmadıklarını sorun.

 

2. Kim projemin üzerinde çalışıyor olacak?

 

Kimin sizin projeniz için çalışacağını özellikle sorun, o kişinin kim olduğundan haberdar olun. Bazı ajanslar size 10 yıldan fazla deneyimleri olduklarını söylerler ancak asıl işi yapanın stajyerleri olduğundan bahsetmeyebilirler.

 

3. Ajansın aramalarıma ya da e-postalarıma geri dönüş yapması ne kadar zaman alacak?

 

En başından beklentilerinizi belirtin ve kuralları koyun. Size geri dönüş yapmalarının 24 saati bile bulabileceğini söylerlerse, size daha hızlı dönüş yapabilecek başka bir ajans aramaya başlayın.

 

4. İyi performansı garanti ediyor musunuz?

 

Eğer cevap ‘evet’ ise tedbirli bir şekilde ilerleyin. Zaten hiçbir ajans sitenizi bir numara yapacağını garanti edemez. Ajansınızla çalışırken hedefleriniz belli olmalı ama hiçbir şeyi garanti etmek mümkün değildir.

 

5. Hizmetleriniz karşılığında ne talep ediyorsunuz?

 

Bu elbette ki standart bir sorudur ve standart bir cevabı olmalıdır. Büyük ihtimalle size saat başı bu kadar ücret alıyoruz dolayısıyla projenin maliyeti de şu kadar olacak diyeceklerdir.

 

6. Başarılı bir ajans/müşteri işbirliğinden beklentileriniz nelerdir?

 

Söz konusu performans ve ajans/müşteri ilişkileri olduğunda onlar için başarının tarifinin ne olduğunu ajansınıza sorun.

 

7. Güncel müşteri listenizi içeren referanslar verebilir misiniz?

 

Bu mutlaka takip edilmesi gereken standart bir sorudur. Ajansın yaptığı işlerin ne düzeyde olduğunu görmek için güncel müşterileriyle konuşun. Müşterinin arama motoru reklamcılığı diye bir şeyden haberi var mı? Müşteri ajansla çalışmaktan mutlu mu? Neden o ajansı seçtiklerini ve ajansın onları hedeflerine ulaştırıp ulaştırmadığını mutlaka sorun.

 

8. Ajansınız ne gibi hizmetler sunuyor?

 

Yalnızca SEM konusunda size destek olması için bir ajansla anlaşırken bile başka ne gibi hizmetler verdiklerini araştırın. Arama motoru reklamcılığı konusunda uzman olup aynı zamanda SEO ve Analitik üzerine de mi çalışıyorlar? Çalışmak istediğiniz ajans arama motoru reklamcılığı hizmeti de veren bir tam hizmet ajansı mı?

 

9. Güncel kampanyam hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Beraber çalışmak istediğiniz ajanstan onlardan önce çalıştığınız ajansla birlikte yaptığiniz kampanyaları değerlendirmesini isteyin.

 

10. Hangi tip müşteriler ajansınıza uygun, hangileri değil?

 

Bu, ajansın hangi tip müşterilerle çalışmaktan hoşlandığını anlamak için sorabileceğiniz çok güzel bir sorudur. Eğer ajansın müşterileri küçük çaplı yerel müşteriler ve siz de köklü bir markaysanız, ajansın sizin için uygun olmayacağı neredeyse kesindir.